Bazı toplantılarda karşımdaki kişileri takdir ediyorum. Hazırlanmışlar, gündeme vakıflar. Eski kelime kullanmayacaktım pardon. Gündeme hakimler desem de olmaz. Gündemi biliyorlar! Sadece çay, kahve ve kurabiyeler için toplanmadık. Hatta ellerinde yazılı bir belge var. Koymuşlar önümüze. Bir yandan da anlatıyorlar. Hepimiz not alıyoruz. Kimi teknolojik oyuncağını kimi defterini kullanıyor. Ben kocaman kağıtlarıma çizikler atıyorum veya teknolojinin nimetlerinden faydalanıyorum…

Toplatıdan sonra notlar da paylaşılınca seviniyorum resmen. Hatta notlardaki bir detayı düzeltme talebi geliyor. Bütçeden yüzde on indirim yapmak farz oluyor. Çalışılır bu insanlar ile.

Bir başka dostum ise bunları zaman kaybı olarak görüyor. Üstelik başarısız da değil. Not almasa da süreçler işliyor. Benim çalışmayı arzu ettiğim insan tipine indirim değil bindirim yapıyor. Hepimiz farklıyız. Tercihlerimiz ile iş yapıyor ve yaşıyoruz. Zaman zaman değerlendirmelerimiz da farklılık gösteriyor. Benim boş dediğim toplantı bir başkasına hoş geliyor. Tamam hoş değilde demiyorum. Fakat boş adlettiğim görüşmelerin toplantı notuna 23 Nisan şiiri yazıp göndersem ses gelmez karşıdan. 

Yazmadan sorunsuz iş yapmayı başaran insanlara hayranım. Fakat sayıları çok az ve konumları gereği not almak için asistan kullanabiliyorlar. Şimdi sen bunlardan değilsin not al güzel kardeşim. Beyaz yaka kolay döner, sıkışırsa bir parmak ile çeker hava alır. Müşteri, tedarikçi açık bulursa hem arsız hem yavuz hemide densiz oluverir. Işık hızında yol alır.

Özetle not alın. Boş konuşmayın. Vakit değerli. Yazı, medeniyetimiz için önemli. Bugünlere böyle geldik. İnsanlık çok yol aldı yazı sayesinde. Yazın, okuyun. Yapamıyorsanız öğrenin. 

İlerleyen günlerde toplaşma notu örneği de paylaşacağım.

Sevgi ile kal güzel insan.